23 Mart 2011 Çarşamba

ZENCEFİLLİ, PİRİNÇLİ PIRASA ÇORBASI

oğlum 2 yaşını geçtiği günden beri onu hastalıklardan korumak için kullandığım iksirlerden biri sarımsak, biri de zencefildi. yakışsın, yakışmasın her yemeğe neredeyse kattım zencefili. ve faydasını da gördüm oğlumun immün sisteminde... mideyi rahatlatır, kanı temizler, antioksidandır, gaz sancılarında ve bağırsakta düzeltici rol oynar evet...
ama beni en çok soğuk algınlığındaki etkisi ve bağışıklık sistemini yükseltmesi ilgilendiriyor.. ne ıhlamurdan eksik ederim ne de çorba ve yemeklerden.. bu kış sonu griplerinde faydalı bir bilgi olması ümidi ile.. şimdiden afiyet ama en çok şifa olsun.....

malzemeler:
1 kök zencefil
2 sap pırasa
1 çay bardağı pirinç
2 kaşık yoğurt
1 yumurta sarısı
yarım limon
2 diş sarımsak
1 kaşık un
tereyağ, pulbiber

yapımı:

yaklaşık 1,5 lt suda pirinçler haşlanır. haşlanırken zencefil bir müddet ilave edilir ve pirinçler pişmeye yakın çıkarılır. sarımsaklar da katılarak pirinç pişmeye bırakılır. pırasalar incecik doğranır. ve pirinçler pişince ilave edilir. ayrı bir yerde un, yoğurt, limon ve yumurta sarısı terbiye haline getirilir.  pırasa ve pirinç pişince terbiyesi ilave edilir. 2-3 dakika kaynayana kadar karıştırılarak pişirilir. tuz ve tereyağda eritilmiş pul biber ilave edilerek servise hazır hale getirilir..

not: fotoğraflarımı bilgisayara yükledim ve makinadan sildim.. bilgisayar nedense açmıyor herhalde en kötü fotoğrafımdı bu tek açılabilen... dip not:(

21 Mart 2011 Pazartesi

BUCATİNİ WİCH TOMATO'S SOUCE( BİLDİĞİN DOMATESLİ MAKARNA)


kardeşimin doğumu, bloğumun bir kapanıp bir açılması, bilgisayarım aniden yanması...ve bunun gibi bir sürü aksilik sonucu mecburi yaşanan küçük aradan sonra yapması keyifli, yemesi zevkli, pratik ama bir o kadar şık bir tarif vererek merhaba demek istedim.. karbonhidratın en masum yenme şekli makarnayı çoook çeşitli yapar ama fotoğraflamaya fırsat bulamadan bitirirdim...  kısmet  bu güneymiş..
şimdiden afiyet olsun, bal olsun, şifa olsun, herşey olsun da bir tek kilo olmasın.....

malzemeler:
bucatini makarna( 1 paket)
4 domates
3 diş sarımsak
yarım soğan
sıvıyağ
baharat ve tuz..

yapımı:

makarna haşlanır..suyu süzdürülür.. ayrı bir tavada rendelenmiş soğan ve domates; sıvıyağ , sarımsak pişirilir. baharat ve tuzu ilave edilir.. makarna üzerinde sosuyla sıcak servis edilir...

24 Şubat 2011 Perşembe

TERBİYELİ, DEREOTLU PATATES ÇORBASI


mutfakta olmazsa olmazlardandır patates...böreğinden yemeğine, kahvaltılık tariflerinden çorbasına geniş bir tercih şansı sunar bize elimize aldığımızda .. nişasta, B ve C vitaminlerince zengin yönü ve besleyici tarafının yanısıra; bağırsak düzenleyici, kanı temizleyici, mide ve ülser hastalıklarındaki iyileştirici tarafı ilk akla gelen faydalarındandır. dahil olduğu hemen her yemeği lezzet sınırlarına taşıması da biz hanımlara en büyük faydalarındandır..

farklı tadı ve benim oğlumun bile burun kıvırmadan yemesine bakılırsa damak tadımıza uygunluğu ile denemeye değer bir tarif olduğunu düşünüyor ve sizi bu lezzetle başbaşa bırakıyorum..

malzemeler:

3 adet patates
1 adet soğan
4 diş sarımsak
2 çorba kaşığı yoğurt
1 çorba kaşığı un
1 yumurta sarısı
sıvıyağ
dereotu
tuz
kırmızı biber, nane

yapımı:

soğanlar, rendelenmiş sarımsaklar ve küp doğranmış patatesler sıvıyağda kavrulur. üzerine sıcak su ilave edilip patateslerin pişmesi sağlanır. blenderdan geçirilip suyu ayarlanır. diğer tarafta hazırlanan terbiye ilave edilir. kaynamaya başlayınca dereotu kıyılıp altı kapatılır. yağda yakılmış kırmızı biber ve nane ile süslenip kaselerde servis edilir.

22 Şubat 2011 Salı

ZEYTİNYAĞLI PIRASA




çok sevdiğim kış sebzelerindendir pırasa.. bünyesinde her nevi vitamin ve minerali barındırmasının dışında bağırsak ve sindirim sistemi için oldukça yararlıdır... kansere karşı koruyucu ve en güzeli de anne sütü arttırıcı niteliktedir..
ben çoğu zaman soğan yerine kullanırım. pırasalı ciğer yakında vereceğim tariflerden.. ne kadar yakıştığına inanamayacaksınız.. ama zeytinyağlı pırasa her zaman favori klasiğimdir..lezzeti ve ölçüleri garantili bir tarif. zeytinyağlıları bir türlü tutturamıyorum diyenler buyrun tarife...





malzemeler:
1 kg pırasa (sap kısımları ayıklanmış)
1 fincan zeytinyağı
1 adet soğan
2 adet havuç
2 çorba kaşığı pirinç
1.5 su bardağı su
 yarım limon suyu
şeker, tuz

yapımı:

soğanlar zeytinyağında pembeleştirilir. bu esnada karamelizasyon için şeker ilave edilir. kavrulan şeker zeytinyağ ve soğana  temizlenip, yıkanıp  jülyen şekilde doğranmış havuç ve pırasalar ilave edilir. 1 dk kadar çevrilip en üzerine pirinç serpilir. tuzu ve suyu ilave edilip kapağı kapatılır. kaynamaya başlayınca altı en kısık şekilde 60 dk pişirilir. kapağı açmadan pişirmek gerektiği için dibinin tutmaması için ara ara yavaşça sallanır. ılıkken limonu ilave edilir.. ve faydalarını düşüne düşüne afiyetle yenir...



17 Şubat 2011 Perşembe

hobby'li muffin....

fırınımdan çıkan ve etrafı kaplayan bu kokuyu hatırlıyorum. sıcak ve erimiş çikolata kokusu...
 bir çikolata-bisküvi markasında staj yaparken fabrikanın içi de böyle kokardı...içine çektikçe çekesin gelirdi. kokusu bile doyururdu.... ama tabii kokuyla yetinebilene aşkolsun....

malzemeler:
2 yumurta
2 kahve fincanı labne peynir

4 kahve fincanı tozşeker
2 kahve fincanı sıvı yağ
6 kahve fincanı un
2 kahve fincanı süt
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı kakao
6 adet minik hobby(*8gr*) (rondodan çekilmiş)

yapımı:
yumurta çırpılır. üzerine şeker ilavesi ile karbeyaz hale getirilir. labne, sıvıyağ, süt ilave edilip karıştırılır. çekilmiş çikolatalar, kakao, un ve kabartma tozu ilave edilip yarı akışkan ama koyu sayılmayan bir kek hamuru elde edilir. muffın kalıplarına paylaştırılıp önceden 170 derece ısıtılmış fırında pişirilir...

bu arada makine tercihimi nikon d 5000 den yana yaptım...ama anladımki ne kadar canoncu varsa o kadar nikoncu var.... biri birinden fazla değil. gerçekten eline alıp bağlanmak gerekiyormuş. yorumlar ve yardımcı olma çabalarınız için çok teşekkür ederim...

27 Aralık 2010 Pazartesi

...PORTAKALLI KEREVİZ...

herkese, tüm arkadaşlarıma teşekkürler yorum ve öneriler için... fikir alışverişi çok iyi oldu...ama benim gönlümde nikon var..D3100 mü?  D5000 mi? kararı verdiğim an alıyorum inşallah....

bu fotoğrafı da emanet bir makineyle çektim.. acele ve tripotsuz..uzun bir zamandır neredeyse elim mutfağa gitmiyordu fotoğrafını çekemiyorum diye... annem duymasın:) bu tarifle kendime gelirim umarım..

malzemeler:
1 adet soğan
2 adet kereviz
3 adet havuç
yarım çay bardağı zeytinyağ
2 portakal
tuz ve şeker

yapımı:
yayvan bir tencereye zeytinyağı dökerek başlıyoruz. soğanları mümkün olan en küçük boyda doğrayıp ısınan yağa ilave ediyoruz. bu aşamada zeytinyağlıların olmazsa olmazı şekeri ilave ediyoruz. çünkü yüksek ısıyla karamelize olan şeker yemeğin sosuna mükemmel bir tat katıyor. soğanlar bir süre kavrulunca küp doğradığımız kereviz ve havuçları ekliyoruz. tüm malzemeleri kavurunca portakalların suyunu sıkıp ilave ediyor ve en kısık ateşte çok yavaş bir şekilde pişmeye bırakıyoruz.

* suyu az gelirse su değil  portakal suyu ekliyoruz.
* soğuk bir şekilde servis ediyoruz.. hatta bir gün beklendiğinde maximum tada ulaşılıyor. tavsiye ederim...

afiyet olsun...

14 Aralık 2010 Salı

NİKON MU? CANON MU?...

yeni bir fotoğraf makinesi almak istediğim için eskisini sattım. bir sürü tarifi fotoğraflayamadığım için yayınlayamadım..şimdi alacağım makineye karar verme aşamasındayım.. deneyimleriniz önemli. ne tavsiye edersiniz. nikon mu? canon mu?...
şimdiden teşekkürler..
yeni fotoğraf ve tariflerle pek yakında hizmetinizde..
memolininannesi:)